Yazımızda erken yaşta dil öğrenmenin faydalarından, sağladığı fırsatlardan ve yabancı dil öğrenmenin yollarından bahsettik.
İngilizcede karıştırılan kelimeler: “Wait” ve “Weight”
- İngilizcede “wait” ne demek?
- İngilizcede “weight” ne demek?
- İngilizcede “wait” ile kullanılan ifadeler
- İngilizcede “weight” ile kullanılan ifadeler
- Alıştırma testi
- Novakid’le tanışın!
- İngilizcede yaklaşık olarak 44 ses vardır ve bu seslerin bir kısmı birbirlerine oldukça benzerdir.
- İngilizce öğrenme sürecinde dinleme becerisini geliştirmeye çalışırken anlamları farklı ama okunuşları benzer kelimeler sık sık birbirleriyle karıştırılır.
- İngilizcedeki “wait” (beklemek, bekleme) ve “weight” (ağırlık, kilo) anlamları farklı, okunuşları benzer kelimeler arasında yer alır.
- İngilizcede içinde “wait” ve “weight” kelimelerini bulunduran birçok ifade bulunur.
“İngilizce dinleme alıştırmaları yaparken öğrencilerimin farklı anlamlara sahip ancak okunuşları benzer olan kelimeleri sıkça karıştırdıklarını fark ettim. Bu durum, İngilizcedeki belirli seslerin birbirine benzemesi ve öğrencinin ana dilinin İngilizceki fonetik kurallarından ne kadar uzak olduğu gibi faktörlerden etkilenir. Bolca pratikle sesleri ayırt edebilmek, İngilizce öğrenme serüveninde elde edilmesi gereken bir beceridir.” – Novakid öğretmeni Ali Sullivan
İngilizce öğrenme sürecimizin başından itibaren geliştirmeye çalıştığımız beceriler arasında İngilizce dinleme becerisi de yer alır. Bu beceri, bize İngilizcede söylenenleri doğru bir şekilde anlayabilmek ve konuşabilmek için büyük bir önem taşır. Ancak dinlememizi geliştirirken mutlaka karşılaştığımız bir zorluk vardır: okunuşları birbirine benzeyen, kulağa neredeyse aynı gelen ama tamamen farklı anlamlara sahip kelimeler.
İngilizcede 44 farklı ses vardır ve bu seslerden bazıları birbirine o kadar yakındır ki aralarındaki farkı anlamak için sesleri defalarca tekrar etmek ve bolca dinleme alıştırması yapmak gerekir. Düzenli çalışmayla kısa sürede gelişmeye başlayabileceğimiz bir zorluk olsa da belirli kelimelerin arasındaki farkları bilmek İngilizce serüvenimizi daha rahat bir şekilde yaşamamızı sağlar.
Bu nedenle bugün İngilizcedeki “wait” ve “weight” kelimelerini ayrıntılı bir şekilde öğrenecek ve aralarındaki farkları göreceğiz. Hazırsanız başlayalım!
İngilizcede “wait” ne demek?
“Wait” İngilizcede en sık kullanılan kelimelerden biridir ve hem beklemek, hem de bekleyiş anlamına gelir. Hem fiil hem de isim olarak kullanıldığı için her iki kullanımını da örnekle göstermek faydalı olacaktır.
Örnek: I’ve been waiting in this line for 3 hours, I’m so tired. (Bu sırada 3 saattir bekliyorum, çok yorgunum.)
Bu örnekte “wait”, fiil olarak kullanılmıştır.
Örnek: The exam results haven’t been announced yet. The wait is making me nervous. (Sınav sonuçları hala açıklanmadı. Bekleyiş beni endişelendiriyor.)
Bu örnekte ise isim olarak kullanılmıştır. Gördüğünüz gibi, her iki örnekte de “wait”, zamanla ilgili bir durumu ifade etmek için kullanılmıştır. Aşağıda bahsedeceğimiz “weight” ise tamamen farklı bir anlama sahiptir.
İngilizcede “weight” ne demek?
Sıradaki kelimemiz ise “weight”. “Wait” gibi bu kelime günlük hayatta sıklıkla kullanılan İngilizce kelimelerden biridir, bu nedenle iki kelime arasındaki farkı görebilmemiz büyük önem taşır.
“Weight” kelimesi ağırlık anlamına gelir ve bağlama göre Türkçeye “kilo” olarak da çevrilebilir. Ek olarak duygusal bir durumu ve birinin bir durum üzerinde etkisi olduğunu ifade etmek için de kullanılır.
Örnek: The weight of your cat is normal, you don’t need to worry about her health. (Kedinin kilosu normal, sağlığı için endişelenmene gerek yok.)
Kelime bu örnekte bir ağırlığı ifade etmek için kullanılmıştır.
Örnek: The weight of regret pushed her to confess. (Pişmanlığın ağırlığı onu itiraf etmeye itti.)
Burada yoğun bir duygunun kişi üzerindeki etkisini belirtmek için kullanılmıştır.
Örnek: Her words carry a lot of weight in this office. (Sözleri bu ofiste büyük öneme sahip.)
Bu cümlede ise birinin bir durum üzerindeki etkisinden bahsederken kullanılmıştır.
İngilizcede “wait” ile kullanılan ifadeler
Her iki kelimenin de günlük hayatta sıklıkla kullanıldığından bahsetmiştik. Bu nedenle sizin için “wait” kelimesini içeren ve karşınıza çıkma ihtimali yüksek ifadeleri anlamlarıyla birlikte sıraladık.
- Wait for
“Bir şey için beklemek” anlamına gelir ve İngilizce öğrenme sürecinde mutlaka karşımıza çıkar.
Örnek: I’m tired of waiting for something important to happen. (Önemli bir şeyin olmasını beklemekten yoruldum.)
- Wait and see
“Bekle ve gör” anlamına gelir.
Örnek: You’re asking too many questions, just wait and see. (Çok fazla soru soruyorsun, sadece bekle ve gör.)
- Wait a minute
Bir şey için geç kaldığımızda biraz daha beklemelerini söylemek için “bir dakika bekle” anlamına gelen “wait a minute” ifadesi kullanılır. Birisi bize şaşırtıcı bir şey söylediğinde veya söylediğine inanamadığımızda da bu ifadeyi kullanabiliriz.
Örnek: Wait a minute, you’re moving somewhere else? Why didn’t you tell me? (Bir dakika, başka bir yere mi taşınıyorsun? Bana neden söylemedin?)
- Wait your turn
“Sıranı bekle” anlamına gelir.
Örnek: Wait your turn to say something. (Bir şey söylemek için kendi sıranı bekle.)
- Can’t wait
Bir şey için sabırsızlandığımızı iletmek için kullanılır ve “sabırsızlanıyorum” anlamına gelir.
Örnek: I can’t wait to see you there tomorrow! (Yarın seni orada görmek için sabırsızlanıyorum!)
- Lie in wait
“Pusuya yatmak, pusuda beklemek” anlamlarına gelir.
Örnek: The lion lies in wait for the deer. (Aslan geyiği pusuya düşürmek için bekliyor.)
İngilizcede “weight” ile kullanılan ifadeler
- Carry weight
“Ağırlığı olmak” anlamına gelir yapılan bir işin, söylenen bir işin başka insanların gözünde değeri olduğunu belirtir.
Örnek: Your actions carry a lot of weight here. (Yaptıkların burada büyük önem taşıyor.)
- Pull your weight
“Üzerine düşeni yapmak, sorumluluklarını yerine getirmek” anlamlarına gelen İngilizce deyimdir.
Örnek: You need to start pulling your weight with the housework. (Ev işlerinde üzerine düşeni yapmaya başlamalısın.)
- Weight of the world
“Dünyanın yükü, ağır yük, ağır sorumluluk” anlamlarına gelen bir ifadedir.
Örnek: It’s like the weight of the world is on my shoulders. (Dünyanın yükü omuzlarımın üstünde gibi.)
- Dead weight
“Ayak bağı” anlamına gelen bu ifade fazlalık olarak görülen şeylerden bahsetmek için kullanılır.
Örnek: At this point, your memories are dead weight. (Artık bu noktada anıların ayak bağı.)
- Worth its weight in gold
“Çok değerli, altın değerinde, paha biçilemez” anlamlarına gelen İngilizce deyimdir.
Örnek: Your support is worth its weight in gold. (Desteğin altın değerinde.)
Alıştırma testi
İngilizcede “wait” ve “weight” kelimeleri arasındaki farkı anlattık. Öğrendiklerinizi test edebilmeniz için aşağıya ufak bir alıştırma testi bırakıyoruz. Doğru düşündüğünüz cevabı seçin ve bilginizi ölçün!
Novakid’le tanışın!
İngilizce öğrenme süreci çocuklar için zorlayıcı olabilir. Novakid, bu zorlu süreçte çocuklara gerekli desteği sağlayabilir. Şimdi Novakid’e kaydolun ve ana dili İngilizce olan öğretmenlerden çocuğunuzun seviyesine ve ihtiyaçlarına göre planlanmış dersler almasını sağlayın!
Çocuğunuz İngilizce konuşmaya başlayacak 💫
Türkçe ve İngilizce ücretsiz sihirli hikâye kitabı + uzmanlardan ipuçları
Formu göndererek Novakid Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz. Bu site reCAPTCHA tarafından korunmaktadır ve Google Gizlilik Politikası ile Hizmet Şartları geçerlidir.
Questions and answers
İngilizcede “wait”, beklemek ve bekleyiş anlamlarına gelen ve sıklıkla kullanılan bir kelimedir.
İngilizcede “weight” ağırlık anlamına gelir ve zaman zaman Türkçeye “kilo” olarak da çevrilir.
Bu iki kelime farklı anlamlara sahip olsa da aynı okunuşlara sahip oldukları için sıklıkla karıştırılıyor.
Bu yazımızda İngilizcede “-ed” ya da “-ing” takılarıyla biten sıfatların nasıl oluşturulduklarını inceledik ve testimizle de bilgilerinizi pekiştirdik!
Bu içeriğimizde İngilizcenin zorlayıcı gramer konularını anlattık ve bu konuları rahatça öğrenebilmeniz için bazı tavsiyeler sunduk.
Bu içeriğimizde çift dilli bebek yetiştirmenin veya çocuğunuza çift dilli (bilingual) eğitim vermenin potansiyel faydalarından bahsettik.
Bu içeriğimizde 11 yaşındaki Netflix oyuncusu Kartal’ın annesi Hüma Bilcanlı’nın Novakid deneyiminden bahsettik.
İngilizcede sıkça karşımıza çıkan “should” ve “shouldn’t” konu anlatımına yer verdiğimiz bu içeriğimizde örnek cümleler ve test üzerinden tüm konuyu öğreniyoruz!
İngilizce büyük harflerin yazımının hangi kurallara dayandığını açıkladığımız bir yazı hazırladık, testimizle de bilgilerinizi pekiştirdik!
İngilizcenin en çok kullanılan fiili olan “to be” hakkında pekiştirme soruları çözelim. “To be” alıştırmalarıyla bu son derece önemli fiili kullanma becerilerimizi geliştirelim!
“Rather”, “fairly”, “quite” ve “pretty” kelimeleri İngilizcede ne demektir, nasıl kullanılır, konu anlatımı ve örneklerle öğrenelim!












