20. yüzyılın ortalarında Amerikalı psikolog Diana Baumrind, günümüze dek geçerliliğini koruyan ebeveynlik tarzlarını tanımladı. Peki siz hangi tip ebeveyn olduğunuzu biliyor musunuz? Uzmanımız tarafından hazırlanan teste katılın.
Diana Baumrind, üç farklı ebeveynlik tarzı tanımlamıştır: demokratik (otoritatif), otoriter ve müsamahakar ebeveynlik. Daha sonra meslektaşları, bu sınıflandırmayı genişletip dördüncü bir tarz daha eklemiştir: ilgisiz ebeveynlik. Bu ebeveynlik tipolojisi, günümüzde de geçerliliğini sürdürmektedir. Novakid online İngilizce okulunun eğitim içeriğinden sorumlu müdürü Adrienne Landry, bu teste katılırken çocuğunuzla birlikte başınızdan bir dizi olay geçtiğini hayal etmenizi öneriyor. Sizin ailenizde hangi senaryonun gerçekleşmesi daha olası?
Çocuklar, oyuncak dinozorları Stegosaurus'u bir türlü paylaşamadı; şimdi de durumu sizin çözmenizi istiyorlar. Nasıl tepki verirsiniz?
Bir mağazaya geldiniz; ancak üç yaşındaki çocuğunuz bir konuda inatçı ve huysuz bir tavır sergilemeye başladı. Ne yaparsınız?
Üç yıl boyunca yağmur çamur demeden her hafta sonu çocuğunuzu şehrin diğer ucundaki yüzme kursuna götürdünüz. Çok güzel ilerliyordu; ancak birdenbire artık yüzmeye gitmek istemediğini söyledi. Tepkiniz ne olurdu?
Çocuğunuz, okulda (oyun bahçesinde) sizin çok onaylamadığınız bir çocukla arkadaş oldu. Nasıl davranırsınız?
Bir arkadaşınızın 15 yaşındaki oğlunu alkol alırken yakaladınız. Nasıl tepki verirsiniz?
Sizce bir çocuk için günlük rutin ne derece önemlidir?
Akşam yemeği için son derece leziz bir sofra hazırladınız; ancak çocuğunuz burun kıvırıyor. Ne yaparsınız?
Çocuğunuz, büyüyünce bir dans kulübünün girişinde güvenlik görevlisi olmak istediğini söyledi. Bu hayali gerçekleştirme şansı var mı?
Çocuğunuz burnuna piercing yaptırmak istediğini söyledi. Ne dersiniz, yaptırsın mı?
Çocuğunuz okuldan yeni geldi ve "bugün ödevimiz yok" deyip parka gideceğini söyledi. Ona inanır mısınız?
Sonucunuz:
Maalesef sonuç bulunamadı.
Lütfen teste baştan başlayıp farklı yanıtları seçmeyi deneyin.
Otoriter ebeveyn
"Sen sus, en doğrusunu ben bilirim!" Bu tür yetiştirme tarzı; disiplin, kontrol ve yetişkin kişinin inkar edilemez doğruculuk yaklaşımına dayanır. Çocuğun kendi dilekleri, göz önünde bulundurulmaz.
Bu yetiştirme tarzında ebeveynler, çocuklarından büyük başarılar beklerken belirlenen hedefe ilerlediklerinden emin olmak için yakın takipte kalırlar. İltifat etmek yerine daha sıklıkla eleştiride bulunurlar.
Otoriter ebeveynlerin çocukları, büyük bir suçluluk duygusuyla büyüyüp mükemmelliyetçi bir kişiliğe sahip olurlar. Zira hata yapma hakkınız olmadan başka birisinin yüksek beklentilerini karşılamaya çalışmak son derece zordur. İlerleyen yıllarda psikolojik bir destek alınmadığı müddetçe özsaygı konusunda sorunlar yaşayabilir, hatta yetişkinlik hayatında kendi aile ilişkilerinde istismara uğrayabilirler.
Genelde uzun süreyle bağımlı bir tutum sergiledikleri gibi bir sonraki adımda ne yapmaları gerektiği konusunda talimat beklerler. Ancak ayrılık gibi sorunların yaşandığı belli başlı durumlarda ise bu tür çocuklar, tam zıttı bir şekilde çocuklukta kaybedilen fırsatları telafi etmek istercesine aşırı isyankar bir tutum sergilerler.
Liberal (müsamahakar) ebeveyn
Hem ebeveyen, hem dost; en güzel karşılığı bu olabilir. Aile içinde sıcak bir ilişki vardır; ancak net bir disiplinden söz edilemez.
Çocuklar, yorulunca uyumaya gider ve diledikleri kadar abur cubur yiyebilirler. Aşırı bir serbestlik ve bağışlayıcılık hakimdir. Sahip oldukları özgürlükler, hayatlarında ceza ve diktatörlük algısı bulunmaması arkadaşlarını kıskandırabilir. Ancak aşırıya kaçan seviyede liberal bir ortamda büyümek, büyüme çağındaki çocuklar için tehlikeler de barındırır. Serbestlik, öz disiplin oluşturmalarını engeller.
Bu çocuklar ilerleyen yıllarda okul ya da iş hayatında başarı elde etmekte zorlanırlar. Zira kendi arzuladıklarını yapmak yerine üniversite eğitimi almak ya da prestijli bir işe girmek için çalışıp uğraşmak zorlarına gidecektir.
Ayrıca başka insanların sınırları olduğunu görüp bu sınırları ciddiye almakta da zorlanırlar. Hiçbir kural ve sorumluluk olmadan, otoritesiz bir biçimde yetiştirilmek, duygusal olarak büyümeyi engeller. Bu şekilde büyüyen çocuklar; yoğun duyguları yaşamakta, öfkelerini ifade etmekte, zorluklarla başa çıkmakta ve hayal kırıklıklarının üstesinden gelmekte zorlanırlar.
Demokratik (otoritatif) ebeveyn
Diana Baumrind'e göre bu, çocuk yetiştirmenin altın standardıdır. Demokratik ebeveyn, kendisini komutan olarak değil daha çok bir akıl hocası olarak görür. Bu tür ebeveynler, sınırları belirlerken çocuğa karar verebilmesi için vakit ve özgürlük de sunarlar. Bu sayede çocuğun diğer aile üyeleriyle ve toplum içerisinde uyumlu bir birey olarak yaşamayı öğreneceğini umut ederler. Şefkatli ve mümkün olduğunca ilgi gösteren bir tarzları vardır; ancak sık tekrarlanan hatalar durumunda adil biçimde ceza verilmesi gerektiğini düşünürler. Tüm önemli kararlar, aile içerisinde konuşularak alınır.
Demokratik ebeveynlerin çocukları, sorgulayıcı bir kişiliğe sahiptir ve okulda dersleri iyidir. Özgüvenleri yerinde ve başarılıdırlar. Empati kurmayı bildikleri gibi, duygusal zekaları da gelişmiştir. Pazarlık yapma yetileri vardır ve belirledikleri hedefe ulaşabilirler. İlerleyen yıllarda, her türlü iletişim ve ilişkide başarı gösterirler. Ayrıca kendi becerilerinin farkında olup içgüdülerine ve arzularına güvenirler. Her türlü soruna makul bir çözüm bulabileceklerini bildikleri için anlaşmazlıkları da rahatlıkla ele alırlar.
İlgisiz (ihmalkar) ebeveyn
Bu ebeveynlik tarzı, Diana Baumrind'in oluşturduğu asıl tipolojide yer almaz. Meslektaşları olan Eleonor Maccoby ve John Martin, bu tarzı tipolojiye sonradan eklemiştir.
Bu tür ebeveynler, olayın kendi akışında ilerlemesine seyirci kalır ve sonrasında kendileri için en az iş çıkaracak biçimde bir çözüm bulmaya girişirler. Tamamen kendilerine yoğunlaşmış olan bu ebeveynler, ya kendi hobileriyle uğraşır ya da stresle mücadele etmeye çalışmaktadırlar. Çocuğun yalnızca en temel ihtiyaçlarına yanıt verip başka bir şeyle ilgilenmezler. Çocukla ilişkilerinde duygusal bir soğukluk ve yabancılık hakimdir; çocuğun ilgi ve ihtiyaçlarını görmezden gelirler.
Herhangi bir rehberlik ve rutin olmadığından, bu tür ebeveynlerin çocukları genelde kendilerini rahatsız ve güvensiz hissederler. Kelimenin tam anlamıyla toplum dışına itilmişlerdir. Okulda sorunlar yaşayabilir, tam anlamıyla sosyal bağ kurmayı beceremezler.
Ebeveynlerinin ilgi göstermediği çocuklar, akranlarına oranla daha düşük bir özsaygıya sahiptirler.
Karma tip ebeveyn
Her bir tipolojide referans olarak aldığımız seçenekler ve uç değerler olur. Ancak siz, %100 olarak hiçbir ebeveyn tipiyle eşleşmiyorsunuz. Farklı yetiştirme tarzlarının bir karışımını uyguluyorsunuz ve bu gayet güzel bir durum!
Bir yandan disiplini savunurken diğer yandan kesinlikle gerekmediği sürece çocuğa "baskı" uygulamama taraftarısınız. Gerekli sınırları belirlerken çocuğunuzun kendi yönünü belirleyebilmesi için ona alan yaratıyor, hata yapmaktan korkmadığı bir ortamda rahatça büyüyüp gelişebilmesi için ona şans tanıyorsunuz. Nihayetinde hem sosyalleşebilmesi hem de çatışmasız biçimde etkileşim, iş birliği ve sürdürülebilir iletişim kurabilmesi için en etkili yöntem bu. Çocuk yetiştirme tarzınız, destek sunma, belirli bir seviyede bağımsızlığı teşvik etme ve belli başlı davranış kurallarına ilişkin olarak hatırlatmalar üzerine kurulu. Önemli kararlar aile içerisinde beraberce alınsa da sosyal birimin refağından birincil derecede sorumlu olan yetişkinler, asıl karar noktası olmayı sürdürüyor.
Çocuğunuz İngilizce konuşmaya başlayacak 💫
Türkçe ve İngilizce ücretsiz sihirli hikâye kitabı + uzmanlardan ipuçları
Formu göndererek Novakid Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz. Bu site reCAPTCHA tarafından korunmaktadır ve Google Gizlilik Politikası ile Hizmet Şartları geçerlidir.