Yazımızda erken yaşta dil öğrenmenin faydalarından, sağladığı fırsatlardan ve yabancı dil öğrenmenin yollarından bahsettik.
İngilizce'de Gelecek Zaman: Will ve Going To Arasındaki Farklar
- Will: Ani Kararlar ve Genel Tahminler
- Be Going To: Planlı Eylemler ve Kanıta Dayalı Tahminler
- Will ve Going To Farkı: Karşılaştırmalı Tablo
- Günlük Hayattan Örnekler: Will ve Be Going To
- Alıştırma Zamanı: Test
- Sonuç
- Novakid’le tanışın!
- İngilizce’de gelecek zaman ifadelerinden will ve going to farkının en temel yönleri bu yazıda kapsamlı bir şekilde incelenmiştir.
- Be going to kullanımının planlanmış eylemler ve kanıta dayalı tahminler için nasıl yapıldığını detaylı örneklerle öğreneceksiniz.
- Will‘in ani kararlar, söz verme ve genel tahminler için kullanım alanları açıklanmaktadır.
- Her iki yapının da olumlu, olumsuz ve soru cümlelerindeki formülleri ve günlük hayattaki gerçek örneklerle pekiştirilmiştir.
- İngilizce gelecek zamanı daha doğru ve akıcı kullanabilmeniz için ipuçları ve karşılaştırmalı tablolar sunulmuştur.
- Öğrenilen bilgileri pekiştirmek için bir test bölümü eklenerek pratik yapma imkanı sağlanmıştır.
Gelecek hakkında konuşmak, dil öğreniminin ayrılmaz bir parçasıdır. İngilizce’de gelecek zamanı ifade etmenin temel yollarından ikisi “will” ve “be going to” yapılarıdır. Görünüşte benzer dursa da, bu iki yapının kullanıldığı bağlamlar ve ifade ettiği anlamlar arasında önemli farklar bulunur. Bu farkları anlamak, İngilizce’yi daha doğru ve akıcı konuşmanız için kritik öneme sahiptir.
“Çocuklar İngilizce’de gelecek zamanı öğrenirken en çok zorlandıkları nokta ‘will’ ve ‘going to’ arasındaki farktır. Bu farkı gerçek hayat örnekleriyle öğretmek, onların dili doğal bir şekilde kullanmalarını sağlar.”— Novakid öğretmeni Ali Sullivan
Peki, will ve going to farkı tam olarak nedir? Hangi durumlarda hangisini tercih etmeliyiz? Bu makalede, her iki yapıyı da detaylı bir şekilde inceleyecek, aralarındaki nüansları ortaya koyacak ve günlük konuşmalardan örneklerle pekiştireceğiz. Ayrıca, “future tense will going to fark” konusu başta olmak üzere, be going to kullanımı ve İngilizce planlı gelecek zaman ifadeleri üzerine de odaklanacağız. Hazırsanız, İngilizce’nin gelecek zaman kapılarını aralamaya başlayalım!
Will: Ani Kararlar ve Genel Tahminler
Will, İngilizce’de gelecek zamanı ifade etmek için kullanılan en yaygın modal fiillerden biridir. Genellikle spontane kararlar, söz vermeler, teklifler, rica ve genel tahminler için kullanılır. Yani, konuşma anında alınan, önceden planlanmış olmayan eylemler için will tercih edilir.
Will Yapısının Kullanım Alanları ve Örnekler
1. Ani Kararlar (Spontaneous Decisions)
Konuşma esnasında verilen, anlık kararlar için will kullanılır. Örneğin:
- “I’m thirsty. I’ll get some water.” (Susadım. Biraz su alacağım.)
- “The phone is ringing! I’ll answer it.” (Telefon çalıyor! Ben açarım.)
2. Söz Verme (Promises)
Birine bir şey vaat ederken veya söz verirken will kullanılır.
- “I will always support you.” (Seni hep destekleyeceğim.)
- “I’ll help you with your homework, I promise.” (Ödevlerine yardım edeceğim, söz veriyorum.)
3. Teklif ve Rica (Offers & Requests)
Bir şey teklif ederken ya da birinden rica ederken yine will kullanımı yaygındır.
- “Will you open the door for me?” (Bana kapıyı açar mısın?)
- “I’ll carry your bags for you.” (Çantalarını ben taşırım.)
4. Tahminler (Predictions)
Gelecekle ilgili genel tahminlerde bulunurken, özellikle kişisel görüş veya inançlara dayalı tahminlerde will kullanılır. Genellikle “I think”, “I believe”, “I hope” gibi ifadelerle birlikte kullanılır.
- “I think it will rain tomorrow.” (Bence yarın yağmur yağacak.)
- “Scientists believe humans will go to Mars in the future.” (Bilim insanları gelecekte insanların Mars’a gideceğine inanıyor.)
Will Yapısının Formülleri
Olumlu Cümle (Affirmative)
Özne + will + Fiil (yalın hali)
- “She will visit her grandmother next week.” (Gelecek hafta büyükannesini ziyaret edecek.)
Olumsuz Cümle (Negative)
Özne + will not (won’t) + Fiil (yalın hali)
- “They won’t come to the party.” (Partiye gelmeyecekler.)
Soru Cümlesi (Interrogative)
Will + Özne + Fiil (yalın hali)?
- “Will you help me?” (Bana yardım eder misin?)
Be Going To: Planlı Eylemler ve Kanıta Dayalı Tahminler
Be going to yapısı, İngilizce’de genellikle önceden planlanmış eylemler ve mevcut kanıtlara dayalı tahminler için kullanılır. Yani, bir eylemin daha önceden düşünülmüş, karar verilmiş veya gerçekleşeceğine dair gözle görülür işaretler varsa, going to tercih edilir. Bu bağlamda, İngilizce planlı gelecek zaman denilince akla ilk gelen yapılardan biri be going to‘dur. “Going to nedir İngilizce?” sorusunun cevabı, bu planlama ve kanıta dayalılık kavramlarında gizlidir.
Be Going To Yapısının Kullanım Alanları ve Örnekler
1. Planlanmış Eylemler (Pre-planned Actions / Intentions)
Gelecekte yapılması planlanan, önceden karar verilmiş eylemler için be going to kullanılır. Bu durum, be going to konu anlatımının en önemli noktalarından biridir. Aklınızda belirli bir hedef veya niyeti belirtirken kullanılır.
- “We are going to visit Paris next summer.” (Gelecek yaz Paris’i ziyaret edeceğiz.) (Planlanmış bir tatil)
- “She is going to start a new job next month.” (Gelecek ay yeni bir işe başlayacak.) (Alınmış bir karar)
2. Kanıta Dayalı Tahminler (Predictions Based on Evidence)
Mevcut duruma veya kanıtlara bakarak gelecekle ilgili tahminlerde bulunurken be going to kullanılır.
- “Look at those dark clouds! It is going to rain.” (Şu siyah bulutlara bak! Yağmur yağacak.) (Bulutlar bir kanıt)
- “He’s driving too fast. He is going to have an accident.” (Çok hızlı sürüyor. Kaza yapacak.) (Hızlı sürmek bir kanıt)
Be Going To Yapısının Formülleri
Olumlu Cümle (Affirmative)
Özne + am/is/are + going to + Fiil (yalın hali)
- “I am going to study for my exam tonight.” (Bu gece sınavıma çalışacağım.)
Olumsuz Cümle (Negative)
Özne + am/is/are not + going to + Fiil (yalın hali)
- “They are not going to buy a new car.” (Yeni bir araba almayacaklar.)
Soru Cümlesi (Interrogative)
Am/Is/Are + Özne + going to + Fiil (yalın hali)?
- “Are you going to meet him tomorrow?” (Yarın onunla buluşacak mısın?)
Will ve Going To Farkı: Karşılaştırmalı Tablo
Şimdiye kadar ele aldığımız tüm konuları özetlemek ve will ve going to farkını daha net bir şekilde ortaya koymak için bir karşılaştırma tablosu hazırladık. Bu tablo, özellikle İngilizce planlı gelecek zaman ve spontane kararlar arasındaki ayrımı vurgulamaktadır.
| Özellik | Will | Be Going To |
| Kullanım Amacı | Ani kararlar, spontane eylemler, söz verme, teklifler, rica, kişisel görüşe dayalı tahminler. | Önceden planlanmış eylemler, niyetler, mevcut kanıtlara dayalı tahminler. |
| Zamanlama | Konuşma anında karar verilir. | Konuşmadan önce karar verilmiştir, planlama yapılmıştır. |
| Kesinlik Düzeyi | Daha az kesinlik, olasılık içeren ifadeler. | Daha yüksek kesinlik, gerçekleşme olasılığı daha güçlü. |
| Anahtar Kelimeler | I think, I believe, I hope, probably, perhaps. | Tomorrow, next week/month/year, later, tonight (planlıysa). |
| Örnek Anlık Karar | “I’m cold. I’ll close the window.” (Üşüdüm. Pencereyi kapatacağım.) | “Yok” (Bu durumda uygun değil) |
| Örnek Plan | “Yok” (Bu durumda uygun değil) | “Next year, I’m going to learn Spanish.” (Gelecek yıl İspanyolca öğreneceğim.) |
| Örnek Tahmin | “I think she will win the election.” (Bence seçimi o kazanacak.) (Kişisel görüş) | “Watch out! That tree is going to fall!” (Dikkat et! O ağaç düşecek!) (Açık kanıt) |
Günlük Hayattan Örnekler: Will ve Be Going To
Bu iki yapıyı günlük sohbetlerde daha iyi anlamak için bazı gerçekçi senaryolara bakalım:
Senaryo 1: Akşam Yemeği Kararı
A: “What are we having for dinner tonight?” (Bu akşam yemeğinde ne yiyoruz?)
B (Anlık karar): “I don’t know yet. Hmm, I’ll just order a pizza.” (Henüz bilmiyorum. Hmm, sadece bir pizza sipariş edeceğim.)
B (Planlı karar): “I already decided. We’re going to make pasta.” (Zaten karar verdim. Makarna yapacağız.)
Senaryo 2: Hava Durumu
A: “Do you think it will rain tomorrow?” (Sence yarın yağmur yağacak mı?)
B (Kişisel tahmin): “I hope it won’t! I think it will be sunny.” (Umarım yağmaz! Bence güneşli olacak.)
B (Kanıta dayalı tahmin): “Look at the sky, there are so many dark clouds. It is going to rain very soon.” (Gökyüzüne bak, o kadar çok siyah bulut var ki. Çok yakında yağmur yağacak.)
Senaryo 3: Gelecek Planları
A: “What are your plans for the summer vacation?” (Yaz tatili için planların ne?)
B: “I’m going to travel to Italy with my family. We booked the flights last month.” (Ailemle İtalya’ya seyahat edeceğim. Uçuşları geçen ay ayırttık.)
A: “That sounds great! I don’t have any concrete plans yet, but I’ll probably visit my aunt.” (Harika geliyor! Henüz somut planlarım yok ama muhtemelen teyzemi ziyaret edeceğim.)
İngilizce’de gelecek zaman ifadeleri sadece will ve be going to ile sınırlı değildir. Future Simple (Basit Gelecek Zaman) ve Future Continuous (Gelecek Zaman Süreklilik) gibi başka zamanlar da mevcuttur. Daha fazla bilgi edinmek için bu bağlantıları ziyaret edebilirsiniz.
Alıştırma Zamanı: Test
Will ve going to farkı ile ilgili öğrendiklerinizi pekiştirmek için aşağıdaki testi çözün. Her boşluğa uygun olan kelimeyi veya ifadeyi seçin.
Sonuç
Will ve be going to kullanımı arasındaki farkları anlamak, İngilizce’de gelecek zamanı doğru ve etkili bir şekilde kullanmak için çok önemlidir. Her ikisi de gelecek zamanı ifade etse de, kullanıldıkları durumlar (ani kararlar vs. planlanmış eylemler, kişisel tahminler vs. kanıta dayalı tahminler) arasında belirgin ayrımlar vardır. Bu nüanslara dikkat ederek, hem kendinizi daha net ifade edebilir hem de başkalarının söylediklerini daha doğru anlayabilirsiniz.
Novakid’le tanışın!
Çocuğunuzun will ve going to konu anlatımı gibi gramer konularını eğlenceli ve kalıcı şekilde öğrenmesini mi istiyorsunuz? Novakid’in anadili İngilizce olan profesyonel öğretmenleri, interaktif dersler ve oyunlaştırılmış öğrenme yöntemleriyle çocukların İngilizce edilgen yapı gibi karmaşık gramer konularını kolayca kavramasını sağlar.
Novakid’de online İngilizce derslerimizde tam da bu mümkün! Siz de çocuğunuzun oyunlar, hikayeler ve daha fazlasıyla desteklenen bir şekilde İngilizce öğrenmesini isterseniz ücretsiz deneme dersinizi hemen alın!
Çocuğunuz İngilizce konuşmaya başlayacak 💫
Türkçe ve İngilizce ücretsiz sihirli hikâye kitabı + uzmanlardan ipuçları
Formu göndererek Novakid Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz. Bu site reCAPTCHA tarafından korunmaktadır ve Google Gizlilik Politikası ile Hizmet Şartları geçerlidir.
Bu yazımızda İngilizcede “-ed” ya da “-ing” takılarıyla biten sıfatların nasıl oluşturulduklarını inceledik ve testimizle de bilgilerinizi pekiştirdik!
Bu içeriğimizde İngilizcenin zorlayıcı gramer konularını anlattık ve bu konuları rahatça öğrenebilmeniz için bazı tavsiyeler sunduk.
Bu içeriğimizde çift dilli bebek yetiştirmenin veya çocuğunuza çift dilli (bilingual) eğitim vermenin potansiyel faydalarından bahsettik.
Bu içeriğimizde 11 yaşındaki Netflix oyuncusu Kartal’ın annesi Hüma Bilcanlı’nın Novakid deneyiminden bahsettik.
İngilizcede sıkça karşımıza çıkan “should” ve “shouldn’t” konu anlatımına yer verdiğimiz bu içeriğimizde örnek cümleler ve test üzerinden tüm konuyu öğreniyoruz!
İngilizce dilbilgisinin en önemli konularından biri olan ilgi cümlelerini öğrenmek ister misiniz? İlgi cümlesi örnekleriyle bu konuyu baştan sona anlayalım!
İngilizce dilbilgisindeki yapılardan biri olan bare infinitive nedir, nasıl ve nerelerde kullanılır, anlattık. Öğrendiklerimizi pekiştirmek için de bir test hazırladık.
Bu yazımızda “should” ve “ought to” yapıların arasındaki farkları ve bu yapıların nerelerde kullanıldıklarını inceledik. Hazırsanız beraber öğreniyoruz!










