Yazımızda erken yaşta dil öğrenmenin faydalarından, sağladığı fırsatlardan ve yabancı dil öğrenmenin yollarından bahsettik.
Alone vs. lonely vs. lonesome vs. lone: Bu kelimeler neden bu kadar karıştırılıyor?
- "Alone" ne demek?
- "Lonely" ne demek?
- "Lonesome" ne demek?
- "Lone" ne demek?
- “Alone, lonely, lonesome, lone” arasındaki farklar nelerdir?
- “Alone, lonely, lonesome, lone” sıkça yapılan hatalar
- “Alone, lonely, lonesome, lone” farkı: Quiz!
- Novakid’le tanışın!
- “Alone” bir durumu anlatır, bir duyguyu değil. Yani biri “alone” olabilir ama mutlu, huzurlu ve hatta rahat hissedebilir.
- “Lonely” tamamen bir duygu kelimesidir. Bir kişi kalabalığın ortasında bile “lonely” hissedebilir. Çünkü burada mesele fiziksel olarak tek başına olmak değildir.
- “Lonesome” ve “lonely” aynı anlama gelse de “lonesome” daha edebî ve şiirsel bir kelimedir. Günlük konuşmalarda değil daha çok betimleyici anlatımlarda karşımıza çıkar.
- “Lone” yapısal olarak diğerlerinden ayrılır. Genellikle bir isimden önce gelir ve “tek / biricik” anlamı taşır.
“Yalnız hissetmeden de tek başına olabilirsin ve aynı zamanda tek başına olmadan da yalnız hissedebilirsin. Fark yaratan durum etrafındakiler değildir. Hislerindir. ” – Ali Sullivan
İngilizce öğrenirken bazı kelimeler vardır ki ilk bakışta aynı gibi görünürler fakat aslında aralarında ince ve önemli farklar vardır. Mesela “father” ve “dad” ya da “house” ve “home” bu tür kelimelere örnek olabilir.
Gelelim bu yazımızın konusu olan “alone, lonely, lonesome” ve “lone” kelimelerine… Bu dört kelimenin dördü de bir şekilde “tek başına olma” fikriyle bağlantılıdır. Bu yüzden çoğu zaman hepsini Türkçede sadece “yalnız” diye çevirir ve geçeriz. Ancak İngilizcede işler ne yazık ki bu kadar basit değildir.
Bu kelimeleri doğru kullanmak istiyorsak sadece sözlük anlamlarına bakmak yetmez. Duygu var mı yok mu? Kelime fiziksel bir durumu mu anlatıyor yoksa içsel bir hissi mi? Cümlede nerede kullanılıyor? İsimden önce mi geliyor yoksa tek başına yüklem olabilir mi? İşte kafa karışıklığı tam da burada başlıyor.
Fakat endişeye yer yok çünkü bu yazımızda bu dört kelimenin anlamlarını, kullanım alanlarını ve aralarındaki duygu farklarını beraber netleştireceğiz. Böylece hem konuşurken hem yazarken en doğal kelimeyi seçebilecek ve sık yapılan hatalardan kaçınabileceğiz. O halde ne duruyoruz, hemen başlayalım!
“Alone” ne demek?
“Alone” kelimesi temel olarak fiziksel olarak tek başına olmayı ifade eder. Yani bu kelime bir duygu anlatmaz sadece bir durum bildirir.
Bir kişi evde, bir odada, bir şehirde ya da bir ortamda tek başına olabilir. Bu durum olumlu da olabilir, olumsuz da. Bu kelimenin duygusal tonuna “neutral” yani “nötr” diyebiliriz.
“Alone” hem sıfat hem de zarf olarak kullanılabilir. “She is alone.” derken sıfat olarak kullanırız.
“She lives alone.” dediğimizde ise zarf görevindedir. Fakat bu ayrımın daha da netleşebilmesi için “alone” kelimesini her iki görevinde de incelemekte yarar var.
Sıfat olarak “alone” kullanımı
“Alone” sıfat olarak kullanıldığında fiziksel yalnız olma halinden bahseder ve kendisinden sonra bir isme gerek duymaz.
Örnek: Steven was alone when he came home. (Steven eve geldiğinde yalnızdı.)
Örnek: Were you alone today? (Bugün yalnız mıydın?)
Zarf olarak “alone” kullanımı
“Adverb” yani zarf olarak kullanılan “alone” artık cümlede yapılan işe sorulan “Nasıl?” sorusunun cevabı olarak karşımıza çıkar ve işin yalnız yapıldığını belirtir.
Örnek: She stayed home alone. (Evde tek başına kaldı.)
Örnek: Do you live alone? (Yalnız mı yaşıyorsun?)
“Lonely” ne demek?
“Lonely” kelimesi duygusal bir yalnızlığı ifade eder. Bu kelimeyi kullandığımızda artık fiziksel durumdan çok bir duyguya atıfta bulunuruz. Bir kişi kalabalık bir ortamda bile “lonely” hissedebilir. Çünkü burada mesele fiziksel olarak etrafında bir kişinin bulunmaması değildir.
“Lonely” genellikle olumsuz bir duygu taşır ve üzüntü, dışlanmışlık ya da eksiklik hissi içerir.
Örnek: She felt lonely in the new city. (Yeni şehirde kendini yalnız hissetti.)
Örnek: Even in a crowd, he felt lonely. (Kalabalığın içinde bile kendini yalnız hissetti.)
Örnek: After the breakup, I was very lonely. (Ayrılıktan sonra çok yalnızdım.)
Örnek: The child looked lonely at school. (Çocuk okulda yalnız görünüyordu.)
“Lonesome” ne demek?
“Lonesome” kelimesi anlam olarak “lonely” ile aynıdır. Yani duygusal bir yalnızlığı anlatır. Ancak tonu biraz daha edebî ve derindir. Özellikle Amerikan İngilizcesinde ve şarkı sözlerinde sık karşımıza çıkar.
Örnek: It was a long, lonesome road. (Uzun ve hüzünlü bir yoldu.)
Örnek: He felt lonesome after moving away. (Taşındıktan sonra kendini yalnız hissetti.)
Edebi tonu sebebiyle günlük konuşmalarda “lonely” kadar yaygın kullanılmaz.
“Lone” ne demek?
“Lone” kelimesi diğerlerinden biraz farklıdır. Bu kelime genellikle “tek, biricik” ya da “yalnız başına duran” anlamında kullanılır. Ayrıca “lone” isimle beraber kullanılan bir sıfattır ve tek başına kullanılmaz.
Örnek: The lone survivor told the story. (Tek sağ kalan kişi hikâyeyi anlattı.)
Örnek: A lone wolf walked through the forest. (Yalnız bir kurt ormanda yürüdü.)
Örnek: A lone tree stood in the middle of the field. (Tarlanın ortasında tek bir ağaç duruyordu.)
Bu kelime genellikle aşağıda sıralanan kalıplarda karşımıza çıkar.
- Lone hand (yalnızlığı tercih eden kimse)
- Lone wolf (yalnız kurt)
- Lone parent (tek / bekar / dul ebeveyn)
- Lone ranger (tek tabanca)
- Lone voice (kimsenin dikkat etmediği bir ses / uyarı)
“Alone, lonely, lonesome, lone” arasındaki farklar nelerdir?
Bu dört kelimeyi gerçekten doğru kullanabilmek için aralarındaki temel farkları net olarak görmemiz gerekir. İşte sizlere tam da bu amaca uygun bir tablo hazırladık. Haydi gelin birlikte inceleyelim!
| Kelime | Fiziksel bir yalnızlık mı anlatıyor? | Duygusal bir yalnızlık mı anlatıyor? | Duygusal ton |
| Alone | Evet | Hayır | Nötr |
| Lonely | Hayır | Evet | Hüzünlü |
| Lonesome | Hayır | Evet | Edebi |
| Lone | Evet | Olabilir | Tanımlayıcı |
İlk ve en önemli fark fiziksel durum ile duygusal durum ayrımıdır. “Alone” fiziksel olarak tek başına olmayı anlatır. “Lonely” ve “lonesome” ise duygusal bir boşluk ya da bağlantı eksikliği ifade eder. Yani biri durum, diğerleri histir. “Lone” ise duygudan çok “tek” ya da “biricik” olma vurgusu yapar ve isimden önce gelir.
İkinci fark ise duygusal ton farkıdır. “Alone” nötr bir durumu ifade eder. Yani bu yalnızlık olumlu ya da olumsuz olarak adlandırılamaz. “Lonely” ve “lonesome” ise hüzünlü bir anlatıya sahiptir. Direkt yalnızlığın hüzünlü tarafına gönderme yapar. “Lone” ise belirli kalıplarla tanımlama yapma amacıyla kullanılan bir kelimedir. İlk anlamında duygusal bir tona sahip değildir.
Örnek: She is alone. (O tek başına.)
Örnek: She feels lonely. (Kendini yalnız hissediyor.)
Örnek: What a lonesome girl she is. (Ne kadar da yalnız bir kız.)
Örnek: She is a lone parent. (O bekar / dul bir ebeveyn.)
“Alone, lonely, lonesome, lone” sıkça yapılan hatalar
Bu kelimeler anlam olarak birbirine yakın göründüğü için yanlış kelime seçimine ve dilbilgisel hatalara yol açabilir. Gelin en yaygın hatalara birlikte bakalım:
- “Alone” kelimesinin olumsuz olduğunu düşünmek
Daha önce de söylediğimiz gibi “alone” kelimesi duygusal bir histen bahsetmez. Sadece fiziksel bir yalnızlığa atıfta bulunur.
Örnek: I enjoy being alone. (Tek başıma olmaktan keyif alıyorum.)
- Günlük konuşmalarda “lonesome” kullanmak
Bu kelime daha betimleyici ve bazen edebî bir tona sahiptir. Günlük, sıradan konuşmalarda en doğal tercih olmayabilir.
Yanlış örnek:
A: How are you? (Nasılsın?)
B: Not good. I feel lonesome. (İyi değilim. Yalnız hissediyorum.)
Bu kullanım yapısal olarak yanlış olmasa da günlük konuşmalarda tercih ettiğimiz bir kelime değildir.
Doğru örnek: “She sat by the window with a lonesome expression.” says in the book (“Pencerenin kenarında hüzünlü bir ifadeyle oturdu.” diyor kitapta)
- “Lone” kelimesini tek başına kullanmak
“Lone” kelimesinin bir isimle birlikte kullanılması gerekir.
Yanlış örnek: He is lone. (O yalnız)
Bu cümlede birinin fiziksel olarak yalnız olduğunu belirtmek istiyorsak “alone” kullanmamız gerekir.
Doğru örnek: He has always been a lone wolf. (O her zaman yalnız bir kurt olmuştur.)
“Alone, lonely, lonesome, lone” farkı: Quiz!
Şimdi hep birlikte öğrendiklerimizi test edebileceğimiz bu sorulara bakalım.
Novakid’le tanışın!
İngilizcede anlamları birbirine çok yakın bir sürü kelime vardır. Bu kelimelerin doğru kullanımlarını öğrenmek için bolca örnek görmek ve konuşma pratiği yapmak gerekir. Çocuklar için İngilizce kursu Novakid’de uzman eğitmenlerimizle birlikte çocuklara İngilizceyi bol bol örnek ve konuşma pratiği eşliğinde öğretiyoruz. Eğer siz de çocuğunuzun hem öğrenerek hem de eğlenerek dil öğrenmesini istiyorsanız, ücretsiz deneme dersinizi şimdi alabilirsiniz!
Questions and answers
“Alone” tek başına olmak anlamına gelir ve duygusal bir anlam taşımaz. “Lonely” ise duygusal bir durumdur ve kişinin yalnız hissettiğini anlatır. Yani biri “alone” olabilir ama “lonely” hissetmeyebilir.
“Alone” bir kişinin fiziksel olarak yanında kimsenin olmaması durumunu ifade eder. Duygusal bir anlam içermez.
“Alone but not lonely” ifadesi, kişinin tek başına olmasına rağmen kendini mutsuz ya da yalnız hissetmediğini anlatır. Bu ifade kişinin yalnız kalmaktan keyif aldığını veya huzurlu olduğunu belirtir.
Bu yazımızda İngilizcede “-ed” ya da “-ing” takılarıyla biten sıfatların nasıl oluşturulduklarını inceledik ve testimizle de bilgilerinizi pekiştirdik!
Bu içeriğimizde İngilizcenin zorlayıcı gramer konularını anlattık ve bu konuları rahatça öğrenebilmeniz için bazı tavsiyeler sunduk.
Bu içeriğimizde çift dilli bebek yetiştirmenin veya çocuğunuza çift dilli (bilingual) eğitim vermenin potansiyel faydalarından bahsettik.
Bu içeriğimizde 11 yaşındaki Netflix oyuncusu Kartal’ın annesi Hüma Bilcanlı’nın Novakid deneyiminden bahsettik.
İngilizcede sıkça karşımıza çıkan “should” ve “shouldn’t” konu anlatımına yer verdiğimiz bu içeriğimizde örnek cümleler ve test üzerinden tüm konuyu öğreniyoruz!
“Sick” ve “ill” İngilizcede aynı gibi görünse de kullanım alanları farklı. Anlamlarını, farklarını ve doğru kullanımları örneklerle öğrenip mini bir test çözelim!
İngilizcede anlam olarak birbirine çok benzeyen refuse ve deny fiilinin kullanım alanlarını öğrenelim ve farklarını görelim.
Anlamca birbirine yakın olan “probably”, “maybe” ve “perhaps” kelimelerinin tam olarak neyi ifade ettiklerini ve aralarındaki kullanım farklılıklarını örneklerle açıkladık.










