Yazımızda erken yaşta dil öğrenmenin faydalarından, sağladığı fırsatlardan ve yabancı dil öğrenmenin yollarından bahsettik.
İngilizcede kelime türetme (word formation) ve ekler
- İngilizcede “word formation” nedir?
- İngilizcede “prefix” nedir, örnekleri neler?
- İngilizcede “suffix” nedir, örnekleri neler?
- Birlikte kullanılan “suffix” ve “prefix” örnekleri
- “Compounding” (Birleşik kelimeler)
- Adjective + noun
- Verb + noun
- Conversion/zero derivation (sıfır türetim)
- İngilizcede kelime türetmeyle ilgili sık yapılan hatalar
- Novakid’le tanışın!
- “Word formation”, kelime köklerine eklenen önek (prefix) ve sonekler (suffix) sayesinde tek bir sözcükten onlarca yeni kelime türetmenizi sağlar.
- Önekler (prefixes) genellikle kelimenin anlamını (olumluluk/olumsuzluk gibi) değiştirirken, sonekler (suffixes) kelimenin türünü (isim, sıfat, fiil vb.) belirler.
- Birleşik kelimeler (compounding), iki ayrı kelimenin bir araya gelerek yepyeni ve tek bir anlam ifade eden bir terim oluşturmasıyla kurulur.
- Tür değişimi (conversion) yöntemiyle bazı kelimeler, hiçbir ek almadan cümledeki yerine göre isim, fiil veya sıfat görevinde kullanılabilir.
“Öğrenciler kelime türetmeyi öğrendiğinde artık kelimeleri tek tek ezberlemez. Kelimelerin nasıl oluştuğunu fark ederler ve yeni gördükleri kelimelerin anlamını çok daha kolay tahmin ederler.” – Novakid Öğretmeni Ali Sullivan
İngilizce öğrenirken en zorlayıcı konulardan biri sürekli yeni kelimelerle karşılaşmak. Her kelimeyi ayrı ayrı ezberlemek hem zaman alıyor hem de kısa sürede unutulabiliyor fakat kelime türetme (word formation) mantığını kavradığınızda işler değişiyor.
Bir sözcüğün kökünü, aldığı “prefix” (önek) veya “suffix”i (sonek) fark ederek anlamını tahmin edebilir, hatta hiç görmediğiniz bir kelimeyi bile çözümleyebilirsiniz.
Şimdi hazırsanız İngilizcede kelime türetme (word formation) nedir sorusuyla başlayalım!
İngilizcede “word formation” nedir?
“Word formation” (kelime türetme), bir kelimenin başına ya da sonuna ek getirerek veya kelimenin yapısını değiştirerek yeni kelimeler oluşturma sürecini ifade ediyor. Yani tek bir kökten birçok farklı kelime üretmek mümkün oluyor.
Ek alarak değişen sözcükler arasında küçük bir ayrım var: çekim ekleri (inflectional suffixies) ve yapım ekleri (derivational suffixies).
Çekim ekleri kelimenin zamanını, çoğulunu ya da kişi bilgisini değiştiriyor. Yapım ekleri ise kelimenin anlamını veya türünü değiştirerek yeni bir sözcük türetiyor.
Örnekler:
happy → unhappy (prefix/önek)
teach → teacher (suffix/sonek)
care → careful (suffix/sonek)
act → action (suffix/sonek)
Bu örneklerden anlayacağınız üzere aynı kökten yeni anlamlar ve yeni kelime türleri ortaya çıkıyor.
📍Kelime türetme mantığını bildiğinizde, daha önce hiç görmediğiniz bir kelimeyi bile analiz edebiliyorsunuz. Mesela:
“unhelpful” kelimesini ilk kez gördüğünüzü düşünün.
help = yardım etmek
-ful = “… dolu” anlamı katıyor
un- = olumsuzluk
Bu durumda “unhelpful” kelimesinin “yardımcı olmayan/yararsız” anlamına geldiğini tahmin edebiliyorsunuz.
Benzer şekilde:
- rewrite (tekrar yazmak)
- happiness (mutluluk)
- slowly (yavaşça)
Peki “word formation”ı öğrenmek neden önemli?
- Kelime bilginiz daha hızlı artıyor.
- Okuma sırasında bilinmeyen kelimeleri tahmin edebiliyorsunuz.
- Yazarken doğru kelime türünü seçmeniz kolaylaşıyor.
- Aynı kökten 4-5 farklı kelime üretebiliyorsunuz.
Örneğin “create” kelimesini biliyorsanız:
Dikkat ederseniz bir kelime, dört farklı kullanım alanı oluşturuyor.
Kısacası sözcük türetme İngilizcede ezberi azaltıyor ve dili daha sistemli öğrenmenizi sağlıyor diyebiliriz.
İngilizcede “prefix” nedir, örnekleri neler?
İngilizcede “prefix”, “önek” anlamına geliyor. Kelimenin başında konumlanıyor ve ona yeni bir anlam katıyor. Çoğu zaman kelimenin türü değişmiyor ama anlamı tamamen farklılaşıyor.
Tıpkı birazdan göreceğimiz soneklerde olduğu gibi, “prefix”ler de kelimenin ses özelliklerine göre küçük değişiklikler gösterebiliyor. Şimdi en sık kullanılan “prefix”lere geçelim!
un-
İngilizcede en sık kullanılan “prefix”lerden biri. Genellikle sıfatlara gelerek olumsuzluk anlamı katıyor.
- Örnek: happy (mutlu), unhappy (mutsuz)
- Örnek: fair (adil), unfair (adaletsiz)
Bazı fiillerle birlikte kullanıldığında ise “geri alma, tersini yapma” anlamı veriyor.
- Örnek: do (yap-), undo (geri al-)
- Örnek: lock (kilitle-), unlock (kilidi aç-)
re-
Bu “prefix” bir şeyin tekrarlandığını ya da yeniden yapıldığını gösteriyor. Genellikle fiillerle kullanılıyor ve fiil yine fiil olarak kalıyor.
- Örnek: read (oku-), reread (tekrar oku-)
- Örnek: write (yaz-), rewrite (tekrar yaz-)
- Örnek: do (yap-), redo (tekrar yap-)
pre-
“…den önce” anlamına geliyor. İsimlerle ve fiillerle birlikte kullanılabiliyor.
- Örnek: history (tarih), prehistory (tarih öncesi)
- Örnek: match (maç), prematch (maç öncesi)
- Örnek: heat (ısıt-), preheat (önceden ısıt-)
- Örnek: plan (planla-), preplan (önceden planla-)
post-
“Pre-” “prefix”inin zıt anlamlısı. “…den sonra” anlamı katıyor.
- Örnek: war (savaş), postwar (savaş sonrası)
- Örnek: match (maç), postmatch (maç sonrası)
- Örnek: natal (doğum), postnatal (doğum sonrası)
- Örnek: script (yazı), postscript (dipnot)
over-
Bir şeyin aşırı, gereğinden fazla olduğunu gösteriyor. Genellikle fiillerle ama bazen isimlerle de kullanılıyor.
- Örnek: cook (pişir-), overcook (fazla pişir-)
- Örnek: load (yükle-), overload (aşırı yükle-)
- Örnek: estimate (tahmin et-), overestimate (gereğinden fazla tahmin et-)
- Örnek: time (zaman), overtime (fazla mesai)
out-
Bir şeyin başka bir şeyden daha üstün veya daha fazla olduğunu gösteriyor. Genellikle fiillerle kullanılıyor.
- Örnek: run (koş-), outrun (daha hızlı koş-)
- Örnek: perform (performans göster-), outperform (daha iyi performans göster-)
mis-
Bir şeyin yanlış veya hatalı yapıldığını gösteriyor.
- Örnek: understand (anla-), misunderstand (yanlış anla-)
- Örnek: lead (yönlendir-), mislead (yanlış yönlendir-)
- Örnek: inform (bilgilendir-), misinform (yanlış bilgilendir-)
dis-
“Değil, tersi” gibi anlamlar katıyor. Fiillerle, sıfatlarla ve isimlerle kullanılabiliyor.
- Örnek: agree (katıl-), disagree (katılma-)
- Örnek: connect (bağla-), disconnect (bağlantıyı kes-)
- Örnek: prove (kanıtla-), disprove (çürüt-)
- Örnek: advantage (avantaj), disadvantage (dezavantaj)
in-, im-, il-, ir-
Bu “prefix”ler sıfatlara olumsuzluk anlamı katıyor. Ancak başındaki harfe göre şekil değiştiriyor.
“R” ile başlayan kelimelerde → ir-
- Örnek: responsible (sorumlu), irresponsible (sorumsuz)
“L” ile başlayan kelimelerde → il-
- Örnek: logical (mantıklı), illogical (mantıksız)
- Örnek: legible (okunaklı), illegible (okunaksız)
İki dudağın birbirine değdiği seslerden önce (b, p, m) → im-
- Örnek: possible (mümkün), impossible (imkânsız)
- Örnek: patient (sabırlı), impatient (sabırsız)
Diğer durumlarda → in-
- Örnek: active (aktif), inactive (aktif olmayan)
- Örnek: accurate (doğru), inaccurate (yanlış)
- Örnek: direct (doğrudan), indirect (dolaylı)
inter-
“Arası” anlamı katıyor.
- Örnek: national (ulusal), international (uluslararası)
- Örnek: office (ofis), interoffice (ofislerarası)
sub-
“Altında, alt” anlamı veriyor. Genellikle isimlerle kullanılıyor.
- Örnek: set (küme), subset (alt küme)
- Örnek: title (başlık), subtitle (altyazı)
anti-
“Karşı” anlamına geliyor.
- Örnek: war (savaş), antiwar (savaş karşıtı)
- Örnek: biotic (canlıya ait), antibiotic (antibiyotik)
- Örnek: freeze (dondur-), antifreeze (soğutucu sıvı)
uni-, bi-, tri-
Bu “prefix”ler ise sayı bildiriyor.
uni- → bir, tek
- Örnek: corn (boynuz), unicorn (tek boynuzlu at)
bi- → iki
- Örnek: pedal (ayakla ilgili), bipedal (iki ayaklı)
- Örnek: cycle (tekerlek), bicycle (bisiklet)
tri- → üç
- Örnek: pod (ayak), tripod (üç ayaklı cihaz)
İngilizcede “suffix” nedir, örnekleri neler?
İngilizcede “suffix”ler, kelimenin sonuna gelen eklerdir. Bu ekler bazen kelimenin anlamını değiştiriyor ya da kelime türünü dönüştürüyor (özellikle yapım eklerinde); bazen de sadece dilbilgisel bilgi ekliyor (çekim eklerinde olduğu gibi).
“Suffix”ler sayesinde bir fiil, isim hâline gelebiliyor, bir sıfat dönüşebiliyor ya da kelime sadece zaman/çoğul gibi bir bilgi alabiliyor.
Şimdi en yaygın kullanılan “suffix” örneklerine bakalım!
Fiilden isim yapan “suffix”ler
-er / -or
Bir işi yapan kişiyi ifade ediyor.
- Örnek: teach (öğretmek), teacher (öğretmen)
- Örnek: act (davranmak), actor (oyuncu)
-tion / -sion
Fiilin sonucunu veya eylemi ifade ediyor.
- Örnek: create (oluşturmak), creation (oluşturma)
- Örnek: decide (karar vermek), decision (karar)
İsimden sıfat yapan “suffix”ler
-ful
“… ile dolu” anlamı veriyor.
- Örnek: care (ilgi), careful (dikkatli, özenli)
- Örnek: hope (umut), hopeful (umutlu)
-less
“…siz, yok” anlamı veriyor.
- Örnek: home (ev), homeless (evsiz)
- Örnek: use (kullanmak), useless (yararsız)
-able / -ible
“…ilebilir” anlamı veriyor.
- Örnek: read (okumak), readable (okunabilir)
- Örnek: access (erişmek), accessible (erişilebilir)
İsimden başka isim yapan “suffix”ler
-ness
Bir durum veya nitelik bildiriyor.
- Örnek: happy (mutlu), happiness (mutluluk)
- Örnek: dark (karanlık/koyu), darkness (karanlık olma durumu)
-ment
Eylemin sonucunu ifade ediyor.
- Örnek: develop (geliştirmek), development (gelişim)
- Örnek: enjoy (zevk almak), enjoyment (zevk)
Sıfattan zarf yapan “suffix”ler
-ly
Sıfatı zarf hâline getiriyor.
- Örnek: quick (hızlı), quickly (hızlıca)
- Örnek: easy (kolay), easily (kolayca)
Fiilden isim/sıfat yapan -ing eki (gerunds&participles) “suffix”ler
-ing
Hem isim hem de sıfat gibi kullanılabiliyor.
- Örnek: run (koşmak), running (koşma)
- Örnek: read (oku-), reading (okuma)
Bu kullanım bazen “gerund” (isimleşmiş fiil) olarak değerlendiriliyor.
- Örnek: Running is good for your health. (Koşmak sağlığın için iyidir.)
Burada “running” bir fiil değil, cümlenin öznesi olan bir isim gibi kullanılıyor.
Aynı şekilde:
- Örnek: Reading improves your vocabulary. (Okumak kelime bilginizi geliştirir.)
Bu tür kullanımlarda fiil anlamı korunuyor fakat dilbilgisel olarak isim görevinde yer alıyor.
“Suffix” kullanırken ortaya çıkabilen yazım değişiklikleri
“Suffix” eklenirken bazı kelimelerde küçük yazım farklılıkları ortaya çıkabiliyor:
1. -y’nin -i olması
- Örnek: happy → happiness
- Örnek: easy → easily
2. Son harfi çiftleme
- Örnek: run → running
- Örnek: plan → planning
3. -e düşmesi
- Örnek: make → making
- Örnek: write → writing
Birlikte kullanılan “suffix” ve “prefix” örnekleri
İngilizcede önekler ve sonekler bazı kelimelerde birlikte kullanılabiliyor:
- Immortality (ölümsüzlük)
- Disadvantageous (dezavantajlı/olumsuz)
- Unbelievable (inanılmaz)
- Reactivation (yeniden etkinleştirme/yeniden aktif hâle getirme)
- Disappearance (ortadan kaybolma/yok olma)
- Unhappiness (mutsuzluk)
- Irresponsibility (sorumsuzluk)
- Misinterpretation (yanlış yorumlama/yanlış anlama)
- Reevaluation (yeniden değerlendirme)
- Overproduction (aşırı üretim)
- Underestimation (hafife alma/olduğundan az tahmin etme)
- Prearrangement (önceden düzenleme/önceden planlama)
- Deindustrialize (sanayisizleştirmek)
- Antisociality (antisosyallik/toplumsal uyumsuzluk)
- Invisibility (görünmezlik)
- Unintentional (kasıtsız/istemeden yapılan)
- Decomposition (ayrışma/çözünme)
- Misalignment (hizalama hatası/uyumsuzluk)
- Overexposure (aşırı maruz kalma/aşırı pozlanma)
“Compounding” (Birleşik kelimeler)
Basitçe tanımlayacak olursak birleşik isimler; iki veya daha fazla kelimenin bir araya gelmesinden oluşan, daha spesifik anlama sahip isim türlerine verilen addır. Birleşik yapılı isimlerin anlamı, genellikle onları meydana getiren kelimelerin anlamıyla doğrudan ilişkili olur.
Birleşik yapılı isimler aynı zamanda Türkçede de bulunan yapılardır. Eğer Türkçedeki birleşik isimleri düşünürsek, İngilizce karşılıklarını da daha rahat anlayabiliriz. Türkçedeki birleşik adlara bazı örnekler ise “rüzgargülü”, “kitabevi”, “denizaltı”, “çekyat”, “abur cubur” gibi kelimeler.
İngilizcede birleşik isimlerden bahsetmek için “compound nouns” ifadesini kullanıyoruz. Ortaya çıkan yeni sözcük tek bir anlam taşıyor. Genellikle şu yapılar görülüyor:
Noun + noun
| Kelime 1 | Kelime 2 | Compound (Birleşik kelime) | Anlam |
| tooth (diş) | brush (fırça) | toothbrush | diş fırçası |
| class (ders/sınıf) | room (oda) | classroom | sınıf |
| sun (güneş) | light (ışık) | sunlight | güneş ışığı |
- Örnek: I bought a new toothbrush. (Yeni bir diş fırçası aldım.)
Adjective + noun
| Kelime 1 | Kelime 2 | Compound (Birleşik kelime) | Anlam |
| black (kara/siyah) | board (tahta) | blackboard | tahta |
| full (dolu) | moon (ay) | full moon | dolunay |
| high (yüksek) | school (okul) | high school | lise |
- Örnek: She goes to high school. (O liseye gidiyor.)
Verb + noun
| Kelime 1 | Kelime 2 | Compound (Birleşik kelime) | Anlam |
| swim (yüzme) | suit (takım) | swimsuit | mayo |
| drive (sürmek/sürüş) | way (yol) | driveway | araba yolu/garaj yolu |
- Örnek: He is wearing a blue swimsuit. (Mavi bir mayo giyiyor.)
Conversion/zero derivation (sıfır türetim)
İngilizcede bazı kelimeler hiçbir ek almadan, yani formu değişmeden başka bir kelime türü olarak kullanılabiliyor. İşte bu yapıya “conversion” ya da “zero derivation” deniyor.
Yani kelime aynı kalıyor ama cümledeki görevi değişiyor.
Bu durum, İngilizcede epey yaygın kullanılıyor ve özellikle günlük konuşma dilinde çok sık karşımıza çıkıyor.
Verb → Noun
Bazı fiiller, hiçbir değişiklik olmadan isim olarak kullanılabiliyor.
| Kelime | Fiil anlamı | İsim anlamı |
| run | koşmak | koşu |
| call | aramak | arama |
| help | yardım etmek | yardım |
| walk | yürümek | yürüyüş |
- Örnek: I run every morning. (Her sabah koşarım.) (verb)
- Örnek: I go for a run every morning. (Her sabah koşuya giderim.) (noun)
Gördüğünüz gibi kelime değişmiyor ama türü değişiyor.
Noun → Verb
Bazı isimler de fiil gibi kullanılabiliyor.
| Kelime | İsim anlamı | Fiil anlamı |
| e-posta | e-posta göndermek | |
| bottle | şişe | şişelemek |
| water | su | sulamak |
| cook | yemek | pişirmek |
- Örnek: The plants need water. (Bitkilerin suya ihtiyacı var.) (noun)
- Örnek: Please water the plants. (Lütfen çiçekleri sula.) (verb)
Adjective → Verb
Bazı sıfatlar da fiil gibi kullanılabiliyor.
| Kelime | Sıfat anlamı | Fiil anlamı |
| clean | temiz | temizlemek |
| empty | boş | boşaltmak |
- Örnek: The room is clean. (Oda temiz.) (adjective)
- Örnek: Please clean your room. (Lütfen odanı temizle.) (verb)
İngilizcede kelime türetmeyle ilgili sık yapılan hatalar
- Yanlış prefix kullanmak ❌
possible → impossible ✅
possible → inpossible ❌
Baş harfe göre in-/im-/il-/ir- değişiyor.
- Yazım kurallarını atlamak ❌
happy → happyness ❌
happy → happiness ✅
-y → -i dönüşümünü unutmamak gerekiyor.
- Kelime türünü karıştırmak❌
She is very success. ❌
She is very successful. ✅
Cümlede isim mi, sıfat mı gerektiğini kontrol etmek gerekiyor.
Novakid’le tanışın!
Etkili bir İngilizce öğrenimi için tıpkı kelime türetme gibi dilbilgisi konularının detaylarını bilmek elbette önemli. Ancak bir dili öğrenmenin yolu kuralları ezberlemek değil, o dili yaşamaktır. Novakid’in çevrimiçi derslerinde çocuklar ezber yapmadan, dili yaşayarak öğreniyor.
Siz de Novakid’in eğlenceli ve interaktif yöntemlerini keşfetmek isterseniz, çocuklar için İngilizce derslerine göz atabilir, ilk deneme dersinizi ücretsiz alabilirsiniz.
Ayrıca bire bir derslerimizde uyguladığımız etkili yöntemimize aşağıdaki videodan ulaşabilirsiniz:
Questions and answers
“Prefix”, kelimenin başına gelen önektir ve genellikle anlamı değiştirir. “Suffix” ise kelimenin sonuna gelir ve çoğu zaman kelime türünü değiştirir. Her iki yapı da İngilizcede yeni kelimeler türetmeyi sağlar.
Kelime türetme; kelimenin başına “prefix”, sonuna “suffix” ekleyerek veya kelime türünü değiştirmeden farklı görevde kullanarak yapılıyor. Ayrıca iki kelime birleştirilerek (compounding) yeni kelimeler oluşturulabiliyor.
Bu yazımızda İngilizcede “-ed” ya da “-ing” takılarıyla biten sıfatların nasıl oluşturulduklarını inceledik ve testimizle de bilgilerinizi pekiştirdik!
Bu içeriğimizde İngilizcenin zorlayıcı gramer konularını anlattık ve bu konuları rahatça öğrenebilmeniz için bazı tavsiyeler sunduk.
Bu içeriğimizde çift dilli bebek yetiştirmenin veya çocuğunuza çift dilli (bilingual) eğitim vermenin potansiyel faydalarından bahsettik.
Bu içeriğimizde 11 yaşındaki Netflix oyuncusu Kartal’ın annesi Hüma Bilcanlı’nın Novakid deneyiminden bahsettik.
İngilizcede sıkça karşımıza çıkan “should” ve “shouldn’t” konu anlatımına yer verdiğimiz bu içeriğimizde örnek cümleler ve test üzerinden tüm konuyu öğreniyoruz!
Bu içeriğimizde İngilizce soru kalıplarından bahsettik. İngilizce temel sorular nelerdir, nasıl oluşturulurlar, anlattık. Ardından bir testle öğrendiklerimizi pekiştirdik.
Sıkça duyduğumuz “compliment” ve “complement” kelimeleri arasındaki farkı birlikte öğrenelim ve yazımızın sonundaki quiz ile öğrendiklerimizi değerlendirelim.
Bu içeriğimizde İngilizcedeki bağlaçlardan (conjunctions) detaylı olarak bahsedip sondaki quizimizle bilginizi ölçtük. Haydi öğrenelim!










