Bu içeriğimizde çift dilli bebek yetiştirmenin veya çocuğunuza çift dilli (bilingual) eğitim vermenin potansiyel faydalarından bahsettik.
İngilizcede gelecek planlarımız hakkında nasıl konuşabiliriz?
- İngilizcede gelecek zaman ifadeleri
- Will / Won’t
- “…going to…”
- Şimdiki zaman (Present continuous tense)
- Novakid’le tanışın!
- Gelecek zaman ifadeleri arasındaki ince farkları bilmek İngilizceyi doğru şekilde kullanabilmek için gereklidir.
- İngilizcede gelecek planlarından bahsederken “going to…” ifadesi kullanılırken anlık kararlar ve gelecek hakkında daha belirsiz planlardan bahsederken “will…” ifadesi kullanılır.
- Daha önce belirlenmiş gelecek planlarından bahsederken şimdiki zaman (present continuous tense) da kullanılabilir.
Novakid öğretmeni Ali Sullivan’a göre gelecek zaman İngilizce öğrenme sürecinde büyük bir öneme sahip:
“Derslerimde öğrencilerimin gelecek planlarından sık sık bahsetmelerini istiyorum, bu konuşma becerilerini uygulamaya geçirmek için olduğu kadar öğrenme motivasyonlarını güçlü tutmak için de etkili bir yöntem. Bu nedenle çocukların İngilizcede gelecek hakkında konuşmayı öğrenip gelecek zaman ifadeleri arasındaki farkları bilmesi büyük bir önem taşıyor.”
Hayatımızı yaşarken anda olduğumuzu tahmin ederiz: bir işi yaparken veya biriyle konuşurken zihnimiz o iş ve kişinin yanındadır. Sanılanın aksine bu durum düşündüğümüzden çok farklıdır. Günümüzü yaşarken birçoğumuz ya “Dediğim şey saçma mıydı? Geçen yaz gittiğim tatil yerini özledim,” gibi düşüncelerle geçmiş üzerinde durur, ya da “Yarın ne giysem? Sınavda hangi konular çıkacak? Yarın filme gitsem mi?” gibi gelecek planları yapar. Yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımızın ihtimali zihnimizde sıklıkla andan daha büyük bir yer kaplar.
Durum böyle olunca gelecek hakkında konuşmanın günlük hayat için önemi ortaya çıkıyor. Bu nedenle İngilizce öğrenirken de gelecek hakkında nasıl konuşabileceğimizi öğrenmemiz şart. Ancak İngilizcede gelecek zamandan bahsetmenin birden fazla yolu var ve bu yolları öğrenmek kendimizi açık bir şekilde ifade edebilmemiz için gerekli. Öyleyse gelin bu yolları örneklerle birlikte öğrenelim ve İngilizce bilgimizi geliştirelim.
İngilizcede gelecek zaman ifadeleri
İngilizcede gelecek zamandan bahsetmenin üç yolu vardır: “Will…”, “…going to…” ve şimdiki zaman. Sonuncusu sizi şaşırtmış olabilir ancak aşağıda nasıl kullanıldığını anlattığımızda daha iyi anlayacaksınız.
Will / Won’t
Gelecek planlarından bahsederken “will” dört farklı durum için kullanılır. Bunlardan ilki anlık verilen kararlardır.
Bir konu hakkında düşünürken henüz yeni bir karara vardıysak “will” kullanırız. Özneden sonra will / won’t ve onu takiben kullanılacak fiilin mastar hali (infinitive) gelir.
Örnek 1: You’re going out now? I will accompany you, then. (Şimdi dışarı mı çıkıyorum? O zaman sana eşlik edeceğim.)
Örnek 2: The traffic looks unbearable, I will just walk. (Trafik katlanılamaz duruyor, yürüyeceğim.)
Gelecek hakkında tahminde bulunurken de “will” kullanırız.
Örnek 1: Global birth rates will increase in the next decade, I’m sure of it. (Önümüzdeki on yılda dünya çapında doğum oranları artacak, eminim.)
Örnek 2: I think the whole world will start speaking English in a century. (Bence bir yüzyıl içinde tüm dünya İngilizce konuşmaya başlayacak.)
Aynı zamanda birine söz verirken ve teklif ve öneride bulunurken de “will” kullanırız.
Örnek 1: You can count on me, I will always be by your side. (Bana güvenebilirsin, her zaman yanında olacağım.)
Örnek 2: Will you accept the proposal? (Teklifi kabul edecek misin?)
Örnek 3: I’ll take care of the laundry if you like. (Eğer istersen çamaşırları halledebilirim.)
Hemen yukarıdaki örnekte de gösterdiğimiz gibi “I will”, “I’ll” şeklinde kısaltılabilir, bu kısaltma konuşurken kulağa daha akıcı ve doğal gelecektir.
“Will” kelimesinin negatif formu “will not” olsa da bu ifade kısaltılırken değişime uğrar ve “won’t” haline gelir. Örnek içinde görelim.
Örnek: I won’t listen to you talk all day. (Tüm gün konuşmanı dinlemeyeceğim.)
Soru cümlesi kurarken “will” ve “won’t” cümlenin başına gelir.
Örnek: Will you walk my dog Sally today, please? I can’t get out of bed. (Bugün köpeğim Sally’yi yürüyüşe çıkarabilir misin lütfen? Yataktan çıkamıyorum.)
“…going to…”
Gelecek hakkında konuşurken “…going to…” ifadesi iki durumda tercih edilir. Özne + yardımcı fiil (helping verb) + going to + mastar hali ile fiil bu sıralama ile bir araya gelerek kullanılır.
İlk kullanım alanı yaptığımız planlardan bahsetmektir. Daha önce karar verdiğimiz plan ve düşüncelerden bahsederken mutlaka “…going to…” kullanırız.
Örnek 1: I’m going to meet Jason at the cinema at 2 in the afternoon. (Yarın öğleden sonra 2’de sinemada Jason’la buluşacağım.)
Örnek 2: I’m going to ship you the book tomorrow morning. What’s your address? (Yarın sabah kitabı sana yollayacağım. Adresin ne?)
“…going to…” ifadesi aynı zamanda tahminde bulunmak için de kullanılır, ancak “will” ifadesinin aksine kanıta dayalı olmalıdır.
Örnek 1: The clouds are gathering, it’s going to rain soon. (Bulutlar toplandı, yakında yağmur yağacak.)
Örnek 2: The mother orca is going to give birth to her calf today. (Anne katil balina bugün çocuğunu doğuracak.)
Olumsuz yapmak için “…going to…” ifadesini “…not going to…” yapmak yeterlidir.
Örnek: I’m not going to attend your recital tomorrow. (Yarın gösterine katılmayacağım.)
Soru cümlesi olarak ise başa yardımcı fiili getirmek yeterlidir!
Örnek: Are you going to stay here all day and read your book? (Tüm gün burada kalıp kitap mı okuyacaksın?)
Şimdiki zaman (Present continuous tense)
Kulağa her ne kadar garip gelse de şimdiki zaman da (present continuous tense) gelecek planlarından bahsetmek için kullanılabilir, ancak belirtmek gerekir ki çoğunluklu olarak konuşmada kullanılır.
Şimdiki zamanın gelecek zamanı belirtmek için kullanılabileceği ilk alan, önceden belirlenmiş ve kesinlik kazanmış planlardır.
Örnek 1: I’m meeting James today. (Bugün James’le buluşacağım.)
Örnek 2: You’re going to the dentist today, is that correct? (Bugün diş hekimine gidiyorsun, doğru mu?)
Şimdiki zamanın gelecek zamanı ifade etmek için kullanıldığı durumlarda “after…” (…den sonra), “2 p.m.” (öğleden sonra 2) ve “this morning” (bu sabah) gibi belirli zaman ifadeleri bulunur.
Örnek 1: I’m meeting Jane after this is over. (Bu bitince Jane’le buluşacağım.)
Örnek 2: I’m going shopping this afternoon, do you want to join me? (Bu öğleden sonra alışverişe gideceğim, bana katılmak ister misin?)
Böylece İngilizcede gelecek zaman hakkında nasıl konuşup yazabileceğimizi öğrenmiş olduk. Yukarıda sıraladığımız ifadeleri ve kullanım alanlarını aşağıda sizin için tablo halinde sıraladık, bu tablodan faydalanarak kendi cümlelerinizi kurup konuyu pekiştirebilirsiniz! Başarılar.
| İfade | Kullanım |
| Will | Anlık kararlar |
| Will | Kişisel tahminler |
| Will | Öneri ve teklifler |
| Will | Söz verme |
| Going to | Kesin planlar |
| Going to | Kanıta dayalı tahminler |
| Present continuous tense | Önceden belirlenmiş kesin planlar |
Novakid’le tanışın!
İngilizce öğrenme süreci zaman zaman zorlaşıp çocukların motivasyonlarında azalmaya yol açabilir. Oyunlaştırılmış dersleriyle Novakid çocuğunuza İngilizceyi eğlendirerek öğretir ve dili sevmesini sağlar. Çocuğunuzun öğrenme serüvenini şimdi başlatın ve Novakid’in deneyimli öğretmenleriyle yeni bir dünyayı keşfetmesini sağlayın!
Questions and answers
İngilizcede gelecek zamandan bahsederken çoğunlukla “will”, “…going to…” ve bazen şimdiki zaman kullanılır.
“Will” plansız, anlık gelişen durumlarda ve gelecek hakkında geniş tahminlerde bulunurken kullanılırken “…going to…” daha önce düşünülmüş planlar ve kanıta dayalı tahminlerde bulunurken kullanılır.
Gelecek zamandan bahsederken şimdiki zaman önceden belirlenip kesinlik kazanmış planlardan bahsederken ve belirli bir zamandan bahsederken kullanılır.
Gelecek zamandan bahsederken present continuous tense kullanılır.
Akıcı İngilizce konuşmanın ne olduğunu, akıcı konuşabilmek için kaç kelime bilmeniz gerektiğini ve bu noktaya nasıl ulaşabileceğinizi birlikte öğrenelim!
Bu içeriğimizde 11 yaşındaki Netflix oyuncusu Kartal’ın annesi Hüma Bilcanlı’nın Novakid deneyiminden bahsettik.
“Mr.” mı, “Ms.” mi, yoksa “Mrs.” mi? Hazırsanız İngilizcede doğru hitap biçimlerini ve “Mr.,” “Ms.,” “Mrs.” kısaltmalarının arasındaki farkı birlikte keşfedelim.
İngilizce essay örneklerinde bugünkü konumuz sporun önemi. Sporla ilgili kelimeleri öğretmeyi hedefleyen bu essayle birlikte çalışmaya hemen başlayın!
İngilizce ev eşyaları ve okunuşları nelerdir? Gelin İngilizcedeki eşya isimlerini örneklerle ve alıştırmalarla öğrenelim.
Bu yazımızda İngilizce futbol terimlerinden bahsettik. Futbol terimlerinin anlamlarını bolca örnekle açıklarken bir yandan da eğlenceli bilgiler verdik.










