Bu içeriğimizde çift dilli bebek yetiştirmenin veya çocuğunuza çift dilli (bilingual) eğitim vermenin potansiyel faydalarından bahsettik.
Başarı ile ilgili 7 İngilizce deyim!
- Deyimler bir dilde ustalık geliştirmek ve dilin ait olduğu kültürü daha iyi anlamak için bilinmesi gereken ifadelerdir.
- İnsanlar için önemli olduğu ve günlük hayatta sık sık bahsi geçtiği için başarı hakkında çok sayıda İngilizce deyim bulunur.
- “Midas touch” (Midas’ın dokunuşu) ve “hit the jackpot” (turnayı gözünden vurmak) gibi İngilizce deyimler şansa dayalı başarıları ifade etmek için kullanılır.
Novakid öğretmeni Ali Sullivan çocuklara İngilizce öğretilirken deyimlere mutlaka yer verilmesi gerektiğini söylüyor:
“Deyimler ve atasözleri bir dili canlandıran, onu ‘yabancı dil’ statüsünden ‘gerçek insanların gerçek hayatta konuştuğu gerçek bir dil’ konumuna getiren en önemli etkenler. Dilin nüanslarını anlamak ve içinde bulunduğu kültürü daha iyi tanımak için çocukların İngilizce deyimlere yakınlık geliştirmesi bu nedenle şart.”
Başarı nedir? Sınavda başarılı olmak ve tüm notlarının yüksek olması mı? Yoksa başarı işe girip para kazanmaya başlamak mı? Herkesin bu soruya cevabı farklı olacaktır. Bazıları kişisel hayattaki kazanımları daha çok önemserken kimisi akademik yetkinliği ve istikrarı birinci sıraya koyar ve bu alanlarda bile başarı herkes için farklı şekillerde kendini gösterecektir. Herkesin önceliği ve hayata olan bakış açısı farklı olduğu sürece bu durum hep böyle olacaktır.
Ancak başarının tanımı ne kadar kişisel olursa olsun her zaman günlük hayatımızın bir parçasıdır, zihnimizin bir köşesinde mesken eder. Kendi başarı tanımımıza göre hareket etmeye çalışır ve o hissi yakalamaya çalışırız. Bu durum birçok kültür için geçerlidir ve İngilizce de bir istisna değildir. Yaşamımızın merkezinde olan başarı konsepti ile ilgili çeşitli deyimler (idioms) bulunur ve bu deyimler dilimizi zenginleştirip daha etkin bir İngilizce konuşmamızı sağlar. Aynı zamanda motivasyonumuzun zayıfladığı anlarda bizi yeniden motive etmek için kullanılabilir. Öyleyse gelin bu deyimlerin 7 tanesine göz atalım!
1 – Reach for the stars
Birebir olarak “Yıldızlara uzan!” anlamına gelen bu deyim birine hedeflerini yüksek tutmasını, en iyiyi hedeflemesini söylemek için kullanılır. Alternatif olarak “reach for the sky” (gökyüzüne uzan) olarak da kullanılabilir.
Bu deyimin anlatmak istediği düşünce ne kadar imkansız gözükürse gözüksün olabilecek en iyi şeyi hedefleyip umduğumuzdan daha fazlasını başarmaktır. Bazen sınırlarımızın ötesini hedeflemek gerekir çünkü potansiyelimizi her zaman tam olarak bilemeyiz, en iyiyi hedefleyerek sınırlarımızı genişletebilir ve sandığımızdan daha iyisine sahip olabiliriz.
Örnek 1: You reach for the stars and the universe will do its part. (Sen hedeflerini yüksek tut, evren üstüne düşeni yapacak.)
Örnek 2: How can I reach for the stars when I know I will most definitely fail? (Kesinlikle başarısız olacağımı bilirken hedeflerimi nasıl yüksek tutabilirim?)
Örnek 3: Don’t think about the possible outcomes of the situation. Just focus on the moment, believe in yourself and reach for the stars. (Durumun olası sonuçlarını düşünme. Sadece ana odaklan, kendine inan ve hedeflerini yüksek tut.)
2 – Midas touch
“Midas’ın dokunuşu” anlamına gelen bu deyimi anlamak için Antik Yunan mitlerine dönmemiz gerekiyor. Midas Frigya’da oldukça zengin bir kraldı, sarayında kızıyla mutlu mesut yaşıyordu. Ancak bir zayıf noktası vardı: altın, yani para. Boş zamanlarında altınlarını saydığı söylenen Kral Midas’ı bir gün tanrı Dionisos ziyaret eder. Burada kaybolan yardımcısını tekrar Dionisos’a ulaştıran Midas tanrının onun istediği bir dileği yerine getireceğini söyler. Bunun üzerine Midas “Dokunduğum her şeyin altına dönüşmesini istiyorum!” der. İsteği kabul edilir ve sonraki gün uyandığında hemen bir sandalyeye dokunarak bunu test eder. Sandalye dokunduğu gibi altına dönüşür! Mutluluktan uçan Midas yemek yemek için masaya oturur ancak ağzına atmak için eline aldığı her şey altına dönüştüğü için hiçbir şey yiyemez. Kıza gelince ona sarılmak ister ama kızı ona dokunduğu gibi altına dönüşür! Yaptığı şeyin farkına varan kral Midas dileğinden pişman olur.
Bu hikayede anlatılmak istenen para düşkünü olmanın kötü sonuçları olacağı olsa da “Midas touch” deyimi birinin para ve zenginlik konusunda şanslı olduğunu vurgulamak için kullanılır.
Örnek 1: I’m telling you, she has the Midas touch. It’s not possible to earn this amount of money otherwise! (Diyorum sana, Midas dokunuşu var onda. Yoksa bu kadar para kazanmak mümkün değil!)
Örnek 2: I don’t have the Midas touch, I just know where my efforts will come to fruition. (Bende Midas dokunuşu yok, sadece emeklerimin meyvesini nerede vereceğini biliyorum.)
3 – In the bag
Birebir anlamı “çantada” olsa da anlamı Türkçedeki “çantada keklik” deyimine daha yakındır. Bir işin bir kişi için kolay olduğunu, bunu rahatlıkla başaracağını ifade etmek için kullanılır. Çoğunlukla yazılı dilden çok konuşma dilinde kullanılır.
Örnek 1: The victory is in the bag, I don’t have to try hard anymore. (Zafer çantada keklik, daha fazla uğraşmama gerek yok.)
Örnek 2: You don’t know what’s in the bag until you have it in the bag so keep trying until the end. (Neyin çantada keklik olduğunu onu elde edene kadar bilemezsin bu yüzden sonuna kadar denemeye devam et.)
4 – Hit the jackpot
Türkçe anlamı “turnayı gözünden vurmak” deyimiyle açıklanabilecek bu İngilizce deyimdeki “büyük ikramiye kazanmak” anlamına gelir. Birinin umulmadık bir şekilde büyük bir başarı elde ettiğini ifade etmek için kullanılır.
Örnek 1: Did you hit the jackpot again? You are a lucky man! (Yine turnayı gözünden vurdun mu? Şanslı adamsın!)
Örnek 2: She seems to have hit the jackpot by winning everyone’s favor. (Herkesin desteğini kazanarak turnayı gözünden vurdu gibi görünüyor.)
5 – Strike gold
Birebir olarak “altına vurmak” çevrilebilecek bu deyim “köşeyi dönmek, zengin olmak” anlamına gelir ancak “turnayı gözünden vurmak” olarak da çevrilebilir. Maden yataklarında altın bulunması eskiden çok büyük ve önemli bir olay olduğu için başarıyı yakalamak anlamında günlük dilde kullanılmaya başlamıştır. Bu deyim çoğunlukla geçmiş zamanda kullanıldığı için “strike” kelimesinin geçmiş hali “struck” ile kullanılır.
Örnek 1: You struck gold when you decided to join another team. (Başka bir takıma katılmaya karar verdiğinde köşeyi döndün.)
Örnek 2: I struck gold when I met you. (Seninle tanıştığımda turnayı gözünden vurdum.)
6 – Have the world at one’s feet
“Dünya ayaklarının altında” demek için kullanılan bu deyim birinin hayatta başarılı olduğunu, istediği şeylere sahip olduğunu ve istediği şeyleri rahatlıkla başarabileceğini belirtmek için kullanılır.
Örnek: You have the world at your feet and it’s because of your achievements. (Dünya ayaklarının altında ve bu başarıların sayesinde.)
7 – Nail it
“Nail it” birebir olarak “çivile” anlamına gelse de birine destek olup başarılı olacağını söylemek için kullanılır. Yazılı dilden ziyade konuşma dilinde daha çok kullanılan bir deyimdir. “Crush it” ile birebir aynı anlamda ve şekilde kullanılır.
Örnek 1: You worked so hard for this, I know you’re going to nail it! (Bunun için çok çalıştın, başaracağını biliyorum!)
Örnek 2: I think I nailed the performance. All my worries were for nothing. (Sanırım gösteride başarılıydım. Tüm endişelerim boşunaymış.)
Böylece başarı ile ilgili bu 7 İngilizce deyimin anlamlarını ve nasıl kullanılacaklarını öğrenmiş olduk. Bu İngilizce başarı deyimlerini konuşmalarınızda kullanarak İngilizcenizi daha doğal ve akıcı hale getirebilirsiniz. Aşağıda hepsini anlamlarıyla daha iyi görebilmeniz için bir tablo bıraktık, şimdi sıra bu tabloyu kullanıp kendi cümlelerinizi kurmakta! Pratik yapın ve İngilizce deyimler hakkında daha çok bilgi sahibi olun. Başarılar!
| Deyim | Anlamı |
| Reach for the stars | Hedeflerini yüksek tut, zoru hedefle |
| Midas touch | Midas dokunuşu, yapılan her işte başarılı olmak |
| In the bag | Çantada keklik, başarması kolay |
| Hit the jackpot | Turnayı gözünden vurmak |
| Strike gold | Köşeyi dönmek, zengin olmak |
| Have the world at one’s feet | Dünya ayaklarının altında olmak |
| Nail it | Başaracaksın! |
Novakid’le tanışın!
İngilizce öğrenme serüveni özellikle ilk defa yeni bir dil öğreniyorsak zorlayıcı olabilir. Novakid bu zorlu süreçte deneyimli öğretmenleri ve eğlenceli dersleriyle yanında olabilir! Çocuğunuzun Novakid serüvenini şimdi başlatın ve İngilizceyi severek öğrenmesini sağlayın.
Questions and answers
İngilizce deyimler bilmek dili daha ustaca kullanmak ve dilin ait olduğu kültürü öğrenmek için önemlidir.
Deyimin İngilizcesi “idiom” ifadesidir.
“Hit the jackpot”, “strike gold”, “nail it”, “reach for the stars”, “in the bag”i “Midas touch” ve “have the world at one’s feet” gibi deyimler başarı ve zenginliği ifade etmek için kullanılan deyimler arasındadır.
Akıcı İngilizce konuşmanın ne olduğunu, akıcı konuşabilmek için kaç kelime bilmeniz gerektiğini ve bu noktaya nasıl ulaşabileceğinizi birlikte öğrenelim!
Bu içeriğimizde 11 yaşındaki Netflix oyuncusu Kartal’ın annesi Hüma Bilcanlı’nın Novakid deneyiminden bahsettik.
Birinden hediye aldığımızda en çok zorlandığımız şey o kişiye minnettarlığımızı hissettirecek doğru sözü bulmaktır. Bunu İngilizce yapmak çok daha zor olabilir! Bu yazımızda bize alınan hediyeye İngilizcede nasıl tepki verebileceğimizi, hangi kalıpları kullanabileceğimizi anlattık, gelin bakalım.
Kendimizi tanıtmanın önemli bir parçası olan isim yazmanın İngilizcedeki inceliklerini konu anlatımı ve örneklerle keşfedelim!
İngilizce ev eşyaları ve okunuşları nelerdir? Gelin İngilizcedeki eşya isimlerini örneklerle ve alıştırmalarla öğrenelim.
İngilizcede birbiriyle karıştırılabilen "homework" ve "housework" kelimelerinin farkı nedir? Detaylı açıklamalar, örnek cümleler ve quiz ile keşfedin!










